Şefkate sahip bir kimse, değer verdiği bir kişi başarısız olduğunda veya hata yaptığında onları sert bir şekilde yargılamak yerine anlayış ve iyilikle yaklaşabilir.
Öz-şefkat ise basitçe şefkati içe çevirme sürecidir. Öz-şefkat zor zamanlar geçirdiğinizde, başarısız olduğunuzda veya işlerin dilediğiniz gibi gitmediği herhangi bir anda kendinize karşı tutumunuz ile ilişkilidir. Çeşitli yetersizlikler veya eksiklikler için kendinizi acımasızca yargılamak ve eleştirmek yerine, kişisel başarısızlıklarla karşı karşıya kaldığınızda “Şu anda kendime nasıl destek olabilirim?” sorusunu sormanızı sağlar. Öz-şefkat, kendimizce bir başarısızlık deneyimlediğimizde devreye giren içsel eleştirmenimizin sesini kısıp bize nazik ve anlayışla yaklaşan içsel yardımcımızın sesini açmak, hayatımızda meydan okumalar ve zorluklar ortaya çıktığında soğuk ve yargılayıcı olmak yerine kendimize destek ve cesaret vererek ilerlemeyi seçmektir.
Dr. Kristin Neff’e göre öz şefkatin üç ana unsuru vardır:
Öz-Nezaket: İşler her zaman tam olarak istediğimiz gibi gitmeyebilir. Bu gerçeklik reddedildiğinde veya ona karşı mücadele edildiğinde acı hissiyatı, stres, hayal kırıklığı ve öz eleştiri seviyeleri sürekli olarak artacaktır. Oysaki bu gerçekliğin nezaket ve sevgi ile kabul edilmesi halinde olumsuz duygu deneyimlerinin yerini dinginlik hali alacaktır.
Bilinçli Farkındalık (Mindfulness): Bilinçli farkındalık dengeli bir zihin durumu, bir dikkat halidir. Şimdiki ana, maksatlı olarak, merak ve nezaketle, olduğu haliyle, yargılamadan dikkat etmektir (Jon Kabat Zinn). Bu zihin durumunda kişi, düşünce ve duygularını olduğu gibi, bastırmaya veya reddetmeye çalışmadan gözlemlemeye açıktır.
Ortak insanlık deneyimi: Olumsuz bir yaşantı deneyimlediğimizde “Neden ben?” şeklinde sorma eğilimi gösteririz. Fakat “Neden ben?” cümlesi aslında oldukça yalnızlaştırıcı olmakla birlikte diğer herkesin mutluluk içinde, hiçbir problem deneyimlemeden yaşadığı şeklinde çarpık bir fikre sahip olabileceğimizi de göstermektedir. Oysaki tüm insanlar acı çeker. Bu nedenle öz-şefkat, acı çekmenin ve yetersizliklerin insan olmanın bir parçası olduğunu kabul etmeyi içerir.
Son zamanlarda sayısı hızla artan araştırmalar, öz-şefkatin elimizdeki en güçlü başa çıkma ve dayanıklılık kaynaklarından biri olduğunu, zihinsel ve fiziksel iyilik halimize önemli bir katkı sunduğunu göstermektedir. Ayrıca literatürde öz-şefkatin pratikle geliştirilebileceğini söyleyen araştırmalar da mevcuttur.
Bundan hareketle Dr. Kristin Neff’in geliştirmiş olduğu basit fakat oldukça güçlü bir uygulamayı sizlerle paylaşmak isterim. Öz-Şefkat Molası adlı bu uygulama zorlandığınız her an başvurabileceğiniz bir uygulamadır. Yalnızca öz-şefkatin üç yönünü kendinize hatırlatmaya dayanan bu egzersiz öz-şefkatin içselleştirilebilmesi ve geliştirebilmesi için kıymetli bir adım olacaktır. Bu uygulama sırasında dilerseniz elinizi kalbinize koyabilirsiniz.
Öz-Şefkat Molası
“Bu bir zorlanma anı.
Acı, insan olmanın bir parçasıdır.
Kendime nazik olabilmeyi diliyorum. “
Peki siz olumsuz bir deneyimin ardından kendinize ne kadar nazik davranıyor ve sevginizi gösteriyorsunuz?
Kaynakça
Neff, K. (2011). Self-compassion: Stop beating yourself up and leave insecurity behind. New York, HarperCollins.
Atalay, Z. (2021). Şefkat Korkaklara Göre Değil. İstanbul, İnkılap Kitabevi.